NG Dergi - Sayı 55
61 Hayattaki deneyimlerini, yaşanmışlıkları henüz çok genç yaşta kendini keşfetmek ve potansiyelini daha iyi anlamak üzere yorumlayarak pozitif enerjiye dönüştüren Lara Tuksal yaşadıklarını, yazdığı kitabı ve sosyal medya hesaplarından paylaşarak olumlandırıyor. HAYATIN ANAHTARI yazı ZELİHA KÖŞLÜ fotoğraflar BETÜL YAZICIOĞLU Lara Tuksal, gerçek sevgiyi, cesareti, mutluluğu arayanlara kendi deneyimleri ve bilgi birikimleri üzerinden sesleniyor... ‘Tut Elini’ adlı kitabındaki dokuz haftalık programla, kendini dönüştürerek gerçekleşen hayallerin tadına varma yolculuğunu birlikte konuştuk. İçinizdeki enerjiyi nasıl keşfettiniz? Psikoloji ve kişisel gelişim konularına, kendimi bildim bileli ilgim olmuştur. Lisede okurken bile derslerde en arkaya oturur, sıranın altında bu konular hakkında kitaplar okurdum. Ancak o zamanlar ilerde bu alanlara yönelebileceğimi düşünmemiştim. Bana her zaman ‘elle tutulur’ bir işim olması gerektiği söylenmişti. Böylece ben de üniversitede işletmecilik eğitimi aldım. Ancak üniversitenin son senesinde yaşadığım bir sağlık sıkıntısı beni tekrar bu yola yönlendirdi. Her şey normal giderken bir gece aniden ayağımda kırılan bir kemik ve doktorların bana bir daha eskisi gibi yürüyemeyeceğimi söylemesiyle hem hayatım hem de psikolojim bambaşka bir hal aldı. Kendimi çok çıkmazda ve çaresiz hissediyordum. Tüm doktorlara gitmiş, her yolu denemiş olsam da tıp, hastalığıma ne bir ad verebiliyor ne de çare bulabiliyordu. Böylece ben de alternatif yollar aramaya başladım. Nefes, aile dizimi, reiki denedim, psikologlara, nörologlara gittim. Bir ara vegan oldum, bir ara et suyuna çorbayla karnımı doyurdum. İyileşme umuduyla girdiğim tüm bu yollarda cevaplarımı hep meditasyonda buldum. Zihnim sakinleştikçe ayağımı hasta eden düşüncelerim ortaya çıktı ve ben kendi rahatsızlığımı iyileştirdim. Şimdi eskisi gibi yürüyebiliyorum. Böylece ben de meditasyona yöneldim ve eğitmen olmaya karar verdim. Duygular insanı yönetir mi, nasıl yönetir? Bizim duygularımız, düşüncelerimiz ve hareketlerimiz bir döngü halinde çalışır. Bazen duygulardan bir düşünce oluşturur, ona göre davranırız ya da düşüncelerimiz belli duygulara yol açar ve davranışlarımızı şekillendirir. Kimi zaman ise davranışımızdan dolayı belli bir duygu veya düşünce ediniriz. Yaşadığımız her deneyim, kalbimiz ile birlikte zihnimizi de harekete geçirir. Mesela çocukluğumuzda ailemiz bizi sadece iyi not aldığımızda övdüyse, o anda sevildiğimizi elbet ki hissetmişizdir. Böylece sevilmek için başarılı olmamız gerektiğini düşünüp belki de hayatımızı çok çalışmaya adayabiliriz. Bizler deneyimlerimizden çıkarttığımız düşüncelerle zihnimize bir kanca takarız. İlk kancalarımız çocukluk
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=