NG Dergi - Sayı 56

28 YAŞAM/ RÖPORTAJ Bu başarı size ne hissettirdi? Newyork ‘taki festival bizim için çıtanın en üst noktası. Festivale seçilmiş ve ödül için değerlendiriliyor olmak beni çok gururlandırıyor. Hiç bir başarı tek başına olmuyor. Bu süreçte bize en çok destek verenler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığımız oldu. ABD ‘de tek kişilik bir oyunla sahnede bir başıma olsam da ardımda dev gibi bir memleketim var. Heyecanlı ve şükran doluyum. Biraz sizi tanımak istiyoruz. Siz hayatınızla ilgili kritik kararlar alırken mantığınızla mı, yoksa duygularınızla mı hareket edersiniz? İkisi ile de değil, bir üçüncüsü ile yaparım tercihlerimi. Uzun yıllardır yoga, meditasyon mistisizm ve okültizmle ilgileniyorum. Benim ‘iç ses’ diye tanımladığım, Psikanalist Jung’un kolektif bilinçaltı, mistiklerin ise ‘yüksek benlik’ adını verdiği tarafımla yaparım seçimlerimi. Yaşamın bana sunduğu işaretlerin peşine düşerim, onları dinlerim. Aklımı ise bir navigasyon olarak kullanırım, performanslarıma da duygumu katarım. Rahmetli babamı kariyer meleğim olarak görüyorum. Her işimden ve tercihimden önce bana bir işaret vermesi için ona dua ederim, şimdiye kadar sorduğum tüm sorularıma hep yanıt aldım ve her seferinde o yolda ilerledim. Ben insanların bu dünyadan ayrıldıkları zaman bile sevdiklerini bırakmadıklarına inanıyorum, aramızda sadece bir tül perde var, ben o perdeyi hep açık tutma arzusunda oldum. Sizi tanıdıkça ortaya çıkan ve dahi karşınızdakini şaşırtan bir özelliğiniz var mı? Mesela bir yazar olarak büyük bir hayal gücü denizinde istediğim her şeyi yazıyor ve yaratıyorum, yönetmen olarak yapımdaki yüzlerce kişiye liderlik yapıyor, sürekli bir sorun çözüyorum, oyuncu olarak ise kendimin dışında birçok karakterin hayatını yaşıyorum. Gerektiğinde uçak kullandığım oldu, silahla vuruldum, traktörle tarla aştım, kayalıklardan, “Ahkâm kesmeyeceğim yegane konu aşktır. Ama bildiğim bir şey var ki; sen ne kadarsan, yaşayacağın aşkta o kadar oluyor.”

RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=