NG Dergi - Sayı 61

49 Yapıların çevresindeki yapı kimliğiyle uyumlu, kendi ülkemize ve coğrafyamıza özgü, bütünselliği olan eserler olması gerektiğini söyleyen Mimar Hilmi Güner , başarılı projeleri hayata geçiriyor. MIMAR HILMI GÜNER yazı BİNNUR MUSAOĞLU fotoğraflar ALİ EKEYILMAZ “Binanın güvenli olması için inşa süreci son derece önemlidir.” TED Ankara Koleji’nde aldığı eğitimin ardından ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden 1987 yılında lisans derecesini alan, katıldığı ulusal ve uluslararası birçok tasarım yarışmasında çeşitli derecelerde ödüle layık görülen Mimar Hilmi Güner, ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde peyzaj tasarımı ve Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nde tasarım derslerinde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmış. Şimdilerde ise üniversitelerdeki etkinliklere olabildiğince katılmaya çalışarak gençlere birikimlerini aktarıyor. Yurt içi ve yurt dışında kentsel tasarım, mimari tasarım, iç mekân tasarımı ve peyzaj tasarımı gibi farklı alanlarda çalışmalar yapan Mimar Hilmi Güner ile tasarımdan mimari anlayışına, kentsel dönüşümden hayattaki hedeflerine kadar her şeyi konuştuk. Çalışma hayatına nasıl başladınız? Mezun olduktan hemen sonra çalışmaya başladım. Öncesinde turist rehberliği yaptım. Ondan sonra da çeşitli bürolarda çalıştım. Çalıştığım ofisleri eğitimimin devamı olarak kullanmayı planlamıştım. Gama A.Ş firması ile yurtdışı tecrübesi edinme imkanım oldu. Dolayısıyla orada da işin uygulama kısmında yer aldım. Türkiye’ye döndükten sonra iki ortağımla beraber ilk proje büromuzu açtık. Ardından 2008 yılında Hilmi Güner Mimarlık’ı kurdum. 37 yıldır kentsel tasarım, konut, iç mekân, ofis, eğitim ve sağlık yapıları, rekreasyon alanları, idari yapılar, kamusal ve ticari yapılar üzerine çalışmalar yürütüyorum. Mimarlık çocukluk hayaliniz miydi? Hayır, babam gibi elektrik-elektronik mühendisi olmak istemiştim. Fotoğrafçılık ve marangozluk tutkularınızı nasıl geliştirdiniz? İş yoğunluğunuz sizi bu hobilerinize zaman ayırmaktan alıkoyuyor mu? Fotoğrafçılık, lisans eğitimi sonrası hobiden tutku haline dönüşen bir serüvendi benim için. Mimarlık eğitiminde kazandığım üç boyutlu düşünme yeteneği, fotoğraflarda bakış açımı genişletmeme olanak tanıdı. Bu sayede mekanları, formları, malzemeleri ve ışığı farklı bir bakış açısıyla yakalamak, çevre

RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=