NG Dergi - Sayı 61
51 sağlayarak yeniden inşa edilmesini sağlayacak projelerin hazırlanması önemlidir. Yerleşimin kimliğinin ortaya konulmasında mekânsal gelişimini tanımlamak ve yönlendirmek, bunu yaparken kentin doğal kaynak değerlerinin koruma-kullanma dengesi dikkate alınmak sureti ile kente ve bölgesine katma değer yaratacak şekilde değerlendirilerek sürdürülebilir yapılar inşa edilmelidir. Aynı zamanda ulaşım sistemi bütünlüğünde yerleşimin ulaşım sisteminin kurgulanması, kentsel alanda ulaşım kademelenmesi sağlanarak kentin bu bölgesinde taşıt ve yaya yolu sistemini kurgulamak gerekmektedir. Gelecekteki mimari trendler hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Teknolojik gelişmelerin mimari tasarıma etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Tasarım süreci devam ederken, malzeme ve sistem seçimlerine katkı sağlaması için firmaların yeni geliştirmiş oldukları malzemeleri, sistemleri olabildiğince takip etmeye çalışıyoruz. Bu seçimleri yaparken doğal ve yerli malzemelere öncelik veriyoruz. Ayrıca optimum alan ve kaynak kullanımı ile mimari tasarımlar üretmek mümkün hale gelmiştir. Tasarımdan, projelendirme, belgeleme ve üretim sürecine kadar mimari ve inşaat sektöründe gelişen teknolojinin üretim araçlarına ve ürünlerine yansımasını daha çok hissedileceğini ve kullanılacağını düşünüyorum. NG Kütahya Seramik’in ürün gamını nasıl buluyorsunuz? Özellikle büyük ebatlı seriler mekanlarda nasıl bir etki yaratıyor sizce? NG Kütahya Seramik, birçok mekansal karşılığa hitap eden renk, ebat ve doku seçeneği geniş bir ürün yelpazesi sunmakta. Büyük ebatlı serileri ise seramikte gelinen noktayı tarif eden bir boyut... Uygulandığı alanlar, daha bütünsel ve yekpare bir görüntü sunarak mekanın hem daha geniş hem de daha ferah algılanmasını sağlamaktadır. Kendi mimari tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz ve bu tarzı geliştirirken hangi unsurları göz önünde bulunduruyorsunuz? Geçmişte de mimarlık gündeminde olan Türkiye’ye özgü bir mimarlık yaratılması fikrini desteklemekle birlikte çalışmalarımızı bu fikir doğrultusunda devam ettirmekteyiz. Yapıların çevresindeki yapı kimliğiyle uyumlu, kendi ülkemize ve coğrafyamıza özgü, bütünselliği olan yapılar olması gerektiğini düşünmekteyim. Bunu da bu coğrafyada oluşturulmuş olan tarihi dokuların, yapılarının ve kültürlerinin analiz edilmesi sonucunda yapılabileceği kanaatindeyim. Ayrıca yeni yapıların üretim sürecinde bütün bu değerlere sahip çıkarken mutlaka fonksiyonellik, yaşanabilir ve kullanıcıların mutlu olduğu mekân üretimi, ekonomik ve kalıcı olması gibi bir yapı için olmazsa olmazlardan vazgeçilmemesi gerektiğini düşünmekteyim. Mimari çözümlerde elde edilen kullanılabilir alan kazanımları, detayların kolay uygulanabilirliği, kaliteli, kalıcı çözümlerin olduğu akılcı yapılar üretiminde olmak, öncelikli olarak inşaat maliyetine katkı sağlamasıyla birlikte işletme süreçlerinde de fark yaratmaktadır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=