NG Dergi - Sayı 61
57 azalması, iklim değişikliğinin etkisi gıdanın önemini dünya gündeminin ilk sıralarına taşıdı. Dünyada sosyal gastronomi konusunda ciddi oluşumlar var. Basque Culinary Center’ın hükümet politikasının bir devamı olarak düzenlediği bu yarışmanın ötesinde tüm dünyaya yayılmış çalışmaları var. Diğer yandan Social Gastronomy Movement, yine dünyanın farklı yerlerinde sosyal gastronomi konusunda çalışan binlerce şefi ve profesyoneli buluşturuyor. Türkiye’ye baktığımızda ise konu biraz daha bebek adımlarıyla ilerliyor. Bu ödülün Türkiye’de de ciddi bir farkındalık yaratacağına inanıyorum. ‘’Topraktan Toprağa Biyobozunur Atık Yönetimi’’ projeniz oldukça yenilikçi görünüyor. Bu projeden bahsedebilir misiniz? Aslına bakarsanız geleneksel yöntemler kullanarak toprağı iyileştirme yöntemini uyguluyoruz. Sorgül buğdayı üzerinde çalışmamla beraber çiftçiyle daha çok bir arada olmaya ve toprağın sorunlarını yakından görmeye başladım. Kooperatifle beraber daha çok çiftçiyle bir araya geldim. Toprağın verimsizleşmesi, su tutma oranlarının düşmesi ciddi bir sorun haline gelmişti. Bu da daha çok su tüketimi ve daha eforlu bir ekim uygulaması gerektirmeye başlamıştı. Bunun üzerine konuyu araştırmaya başladık. Kompostun toprağın canlanması ve su tutma kapasitesinin arttırılması için çok önemli olduğunu öğrendik. Bu konuda ciddi bir akademik destek de aldık. Ardından Diyarbakır Kayapınar Belediyesi ile görüşerek ilk pilot uygulamaya burada başladık. Pazar yerlerinde ortaya çıkan sebze meyveden oluşan biyobozunur gıda atığının, pazar yeri temizlenirken ayrıştırılarak komposta dönüştürülüp kullanılmasıyla toprağın iyileştirilmesini, çiftçiye destek olmayı ve sağlıklı gıda üretimine katkı sağlamayı içeren rejeneratif (onarıcı) tarım projesidir. Şu anda 4.000’e yakın gönüllü ve 6 akademisyenin desteğiyle 13 ilde 54 belediyede, İstanbul Uluslararası Havalimanı’nda ve KKTC’de uygulanıyor. İlk etapta 16.000 ton biyobozunur atıktan 4.000 ton kompost elde edildi ve çiftçilere ücretsiz dağıtıldı. Kurucuları arasında yer aldığınız ‘’Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’’ tarafından gerçekleştirilen Mezopotamya’nın en eski buğdaylarından Sorgül Buğdayı’nın çoğaltımı gibi tarımsal projeler, yerel ürünlerin ve kültürün korunmasına nasıl katkılar sağlıyor? Bir şehrin turizm dinamiklerinden biri gastronomi ise yerel ürün şehrin markasıdır. Geleneksel yöntemler ile çoğaltımına devam ettiğimiz Sorgül projesi, geleneğin korunması ve sağlıklı gıdanın geleceğe taşınması noktasında çok önemli. Ancak yerel lezzetlerin yerinde tüketilmesine katkı sağlayan bu tip uygulamalar gastronomi anlamında da büyük önem taşıyor. Gastronomi dünyasının Nobel’i olarak adlandırılan Basque Culinary World Prize 2023’ü kazanmak nasıl bir duygu? Türkiye’ye bu prestijli
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=