26
kuruyoruz. Aaaa bakSelami Şahin’de anne baba duasıyla bu-
günlere gelmiş. Aaa bak Attilla Atasoy’da eczacıymış ama o
da becerememiş kapatmış eczanesini. Yahut Işıl Yücesoy’da
göğüs kanseriymiş, yaşama sevinciyle benim gibi yenmiş kan-
seri. Bak Işın Karaca’da erkek kardeşini çok severmiş, onun
içindünyayı yakarmış, nasıldagözleri doludoluolduerkek kar-
deşinden bahsederken gibi bir dolu geri bildirim anlatabilirim
size. Ama en önemlisi ise ünlü olsak da, olmasak da ekranın
içindedeolsakdışındada, her şey insanoğlu için.Kimnederse
desinhepimiz birbirimizin aynısıyız ve aynasıyız...
Sosyal medya ve internet ile aranız nasıl? Sosyal
medyayı aktif olarakkullanıyormusunuz?
Son iki yıldır daha sık kullanıyorum. Twitter, Instagram ve
Facebook hesaplarım var. Twitter’da fake hesabım yok ama
ne yazık ki Facebook’ta oldukça fazla var. Sosyal medyayı
daha çok projelerim hakkında sevenlerime ve hayranlarıma
yönelik kullanıyorum. Fanlarım her ünlü gibi benim de var.
Ama onlara ben ‘güzellikler’ diyorum. Çoğunu tanımıyorum
ama imkanım oldukça tanıştığım genç arkadaşlar var. Elim-
den geldiğince ve zaman buldukça mutlaka her mesajıma
cevap veriyorum. Her ay Siyaset Dergisi’ndeki köşemde çı-
kan yazıları paylaşıyorum sayfalarımda. Dünya görüşümü,
yaşam felsefemi yansıtan yazılar olduğu içinokonudadageri
dönüşler oluyor.
Modayı takipediyormusunuz?
Pek fazla takipetmem. Amamağazagezmeyi severim. Ko-
leksiyonlarda hangi renkler, hangi modeller var, mutlaka göz
atarım. Sezonluk alışverişimi indirimlerde yaparım. Ancak çok
ama çok beğendiğim, yıllarca giyebileceğim bir şeyi beğenir-
sem sezonunda alırım. Kendime has bir tarzım var. Moda diye
hiçbir şey almam ve giymem. Giydiği kıyafetin kişiye yakışması
ve içinde kendini rahat hissetmesi önceliğim.
Siz tarzınızı nasıl tanımlardınız?
Rahat, sade, göz alıcı ve frapanolmayanbir tarz sanırım.
O
HAKKIMIZDA...
Kütahya Porselen ürünleri sanırım her
eve mutlaka girmiştir. Kiminde yemek takımı,
kiminde fincan, kiminde ikram setleri… Kimi
kendi almıştır, kiminin evine, ofisine hediye
alınmıştır. Kaliteli, zevkli ve bir o kadar da eko-
nomik olması sanırımmarkayı aranılan kılıyor.
Amabendeniz içinenönemlisi bir Türkmarka-
sı olması.Halen yapılıyormubilemiyorumama
benim küçüklüğümde her yıl okulumuzda yerli
malı haftası yapılırdı. O zamanlardan bu yana
hala kendi değerimizi üretmek, çoğaltmak ve
kendi Türk markalarımızı desteklemek her za-
manbir başkaönceliğimolmuştur.
Öncelikle röportaj içinçok teşekkürederim.
Sizin aracılığınızla derginizde bu röportajı oku-
yan özellikle Kütahya Porselen çalışanlarına,
yöneticilerineemekleri içindöktükleri alın terleri
için kolaylıklar dilerim. Ve lütfenhangi sektörde
olursa olsun birer tüketici olarak önceliğimiz
Türk markalarımız olsun. Tüm okuyucularımız
için yaşamlarında sevgi ve hayır dilerim.
SİNEMA
İPEK TUZCUOĞLU