NG Dergi - Sayı 36 - page 28

28
NOSTALJİ
KAHVE
B
azı kaynaklarda Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520)
Mısır Seferi’nden sonra Yemen’den getirdiği ve o ta-
rihten beri İstanbul’da kahvenin içildiği belirtilir. Bazılarına göre
ise hacılar ve tüccarlar vasıtası ile İstanbul’a getirilen kahve-
nin önceleri dergahlarda uzun sohbetler yapılırken uyanık kal-
mak için içildiği ve oradan halka yayıldığı belirtilir. Diğer önemli
bilgi ise, 1555’te Halepli Hakim ile Suriyeli Şems’in İstanbul
Tahtakale’de açtıkları birer kahvehane ile İstanbul halkına kah-
ve içmeyi sevdirdikleri sıkça anlatılır.
Osmanlı Sarayında kahve ilk defa Kanuni Sultan Süleyman
(saltanatı;1520-1566) zamanında içilmeye başlanmıştır. Ar-
şiv kaynaklarında; Kanuni’nin sarayda kendisi için bir ‘kahveci
başı’ tayin etmesiyle, Osmanlı Saray teşkilatında yeni ve resmi
bir görevli kadrosuoluşturulmuştur. Kahve keyif veenerji verdiği
için saray halkı arasında kabul görmüştür. Başta sultan olmak
üzere; validesultan, kadınefendiler, veliaht şehzade, kızlar ağası
(karaağa) ve kilerci başına ayrı ayrı hizmet veren kahveci başı
adlı görevliler bulunur. Görevleri sadecebağlı olduğu kişiye kah-
ve pişirmek ve servis yapmaktan ibarettir. Ayrıca her zaman en
güvenilenkişiler olarakkabul edilirler. Bazı sultanların yönetimleri
döneminde, saraydakahve içilmesi yasaklanmıştır. Fakat bu ya-
saklar, halk ve kahve tüccarlarının tepkisiyle kısa ömürlü olmuş,
hazinenin kahveden aldığı gümrük gelirlerindeki azalma da bu
yasağın kalkmasında etkili bir rol oynamıştır. Kahvenin bu inişli
çıkışlı serüveni Sultan IV.Mehmet (1648-1687) dönemindesona
ermişvenihayet kahve içmegeleneği sarayadetleri arasındaye-
rinialmıştır.TopkapıSarayı’nınmimariyapısı incelendiğindesulta-
naait hasodanınyakınındageleneksel formdakahveocaklarının
yapıldığı görülür. Valide sultan, kızlara ağası, kadın efendiler ve
şehzadeler dairesindemimariylebütünleşen, bazılarındaçinilerle
süslenmiş küçük kahve ocakları vardır. Ayrıca zülüflü baltacılar
koğuşunda, köşk ve kasırlardamermerden yapılmış, döneminin
mimari zevkini yansıtan kahveocakları bulunur. 16. yüzyıldan iti-
barensaraydakahveninyaygınbirşekilde tüketildiği,saray içinde
çoksayıdakahveocağınınolmasındananlaşılmaktadır. Sarayda
kahve; 16. yüzyıldan20. yüzyıl başlarınakadarbelirli kurallarda-
hilinde, görsel bir şölen içinde sunulmuştur. Harem ve Selamlık
bölümlerinde kahveyi ikram eden kişilerin sayısı en az beş kişi-
denoluşur. Kahvenin ikram edildiği mekana göre, kahve servisi
yapan kişilerin sayısı bazen azalmış, bazen de çoğalmıştır. Ha-
rem bölümünde kahveyi kadınlar, selamlıkta ise erkekler servis
eder.Beşkişilikekibin içindeherkesinayrı ayrı görevleri bulunur.
Birinci kişiye,erkekse“kahvecibaşı”,kadın ise“kahveci usta”adı
verilir.Kahveci başı veyakahveci ustanıngörevi, kahveci kalfala-
rınTürk kahvesini ritüeline uygun, kusursuz bir şekilde konukla-
ra ikrametmesini sağlamaktır. Sultanınhuzurunda kahve ikramı
yapılıyorsa, kahvesini bizzat kahveci başı kendi elleriyle sunar.
Beş kişinin içinden hangisinin kahveci başı veya kahveci ustası
Osmanlı Sarayı’nda
kahve ikramı
1...,18,19,20,21,22,23,24,25,26,27 29,30,31,32,33,34,35,36,37,38,...116
Powered by FlippingBook