metrekarede Spora Club adında bir spor
klübü açtık. 5.500 üyeye ulaştık. Bilindik
büyük markalarla yarışıyoruz. Günde bin
kişilik bir sirkülasyonu var. İşletmeciliğini
bizzat ben yapıyorum. Aynı yerde Anadolu
Yakası’nın en büyük butik et lokantası Et-
inn var. 750 kişilik açık 750 kişilik kapalı
alanı var. O da pazarda iyi bir yere oturdu.
Şimdilerde Et-inn’i şubeleştirmeyi düşünü-
yoruz. 6-7 şubeyi besleyebilecek büyük bir
mutfağımız var. Ataşehir’de, finans merke-
zi göbeğindeki yerimizde express tarzı bir
satış olacak. Burada çok iş merkezi var ve
dolayısıyla daha hızlı yenilecek, alkolsüz bir
sistem düşünüyoruz. Caddebostan’da da
ayrı yer arıyoruz, daha steak ağırlıklı olmak
üzere. Bir de Spora Club’a bir şube
açacağız ve Etiler’e taşıyacağız.
Satışı ve bilinirliğinizi artırmak
için nasıl çalışmalar yapıyorsu-
nuz?
Bugün yaklaşık 3 bin çalışanımız var.
Ayrıca sitelerimizde de daha sağlıklı
yaşaması ticari beklentimiz olma-
dan, tamamen işi işletip ve prim ka-
zanması için uyguladığımız bir sis-
tem var. Bizim işimizde yaptığımız
alanlar tamamlanıyor ama kiralanıp
yaşamaya başlamazsa markaya zarar
veriyor. Dolayısıyla çok iyi işletilme-
si ve yaşaması lazım. Bunun için bir
işletme firmamız var ve sadece bize
değil dışarıya da çalışıyor. Bir de bu
kurgunun en büyük destekleyenle-
rinden güvenlik konusu. Toplamda
bir güvenlik firmamız ve bir aktif
yaşam diye de işletme firmamız var.
Hepsi bünyemizde. Bizlere de bun-
ların yönetim kısmını düzenlemek,
şirketlerin ahenkle yürümesini ve
problemlerin çözülmesini sağlamak
ve iş geliştirmek var.
İlgilendiğiniz hobi alanları ya
da motivasyonunuzu yükselten
alternatifleriniz var mı?
Hobilerimiz işe dönüştü. Hobimizi
yaparken işimizi de yapıyoruz tabi
ama bu sağlıklı bir şey değil. Örneğin
yemek pişirmek hobimdi, spor yapmak eski-
den hobimdi; iyi kayak yapar, tenis oynar ve
yüzerdim. Şimdilerde yemek yaparak rahat-
lıyorum. En yoğun günlerde bile. Saat kaç
olursa olsun yorgunsam bile mutlaka mutfa-
ğa girer yemek yaparım. Et-inn’e gidiyoruz
ve artık orda da mutfağa giriyorum. Stres-
ten uzaklaşacağımıza stresin içine giriyoruz
aslında. Genelde başka vakit bulamıyoruz.
Hafta sonu gezmesi için restorana gidelim,
gitmişken işlere bakalım diyoruz. Yazın
Çeşme’de evimize ve teknemizde yolculukta
oluyoruz. Bu iyi geliyor. Aslında tekne sek-
törüne de iş kolu olarak da girmek istiyoruz.
İki tekne yaptık talep de aldık ama o da çok
olunmaz. İşim benim çocukluğumdan beri
hayat tarzım. Başka bir iş düşünemem, işimi
elimden alsanız hastalanırım.
Pazartesi sendromunuz var mı?
Bende şu ana kadar pazartesi sendromu hiç
olmadı. Cuma günlerini severim ama, yani
hafta sonunun gelmesini. Hafta içi iki oğlum
sabah okula gider, onlarla biz ilgilenir ve ko-
şuştururuz. Ama haftasonu böyle bir detayı-
mız olmadığı için cumaları severim.
Sosyal sorumluluk projelerine olan
destekleriniz oldukça fazla. Bu konu-
da ne düşünüyorsunuz?
Holding olarak iş gereği birçok projeye ka-
tılıyoruz. Sadece maddi değil manevi olarak
da. Hatta manevi olarak daha ağır basıyor.
Vaktinizi ayırıyorsunuz o işe çünkü. Maddi
kısımlar daha kolay gibi ama elimizden gel-
diğince çalışıyoruz. Et-inn ve Spora Club’ta
da bunları kullanabiliyor ve bu projelerle
birleştiriyoruz. Bazen belediyelerle ortak
çalışmalar yapabiliyoruz. Reklam amaçlı
kullanılmadığı için de bu yanlarımız pek bi-
linmiyor.
Babanız Nazmi Durbakayım Teknik
Yapı’nın kurucusu. Babanızdan neler
öğrendiniz?
Biz babadan çok arkadaş gibiyiz. Benim için
önce baba sonra en iyi arkadaştır. Aynı za-
manda iyi bir öğretmendir. Bana fizik, ma-
tematik, kimya çalıştırırdı lisedeyken. Ör-
nekler vererek şantiyelerde anlatırdı.
Artık beraber iş yapıyoruz ve birbi-
rimizi çok iyi anlıyoruz. Birbirimizin
olmadığı ortamlarda tahminlerimizi
doğru yapıyoruz. Birbirimizin cüm-
lelerini tamamlıyoruz. Nasıl hareket
edeceğimizi çok iyi biliyor daha hızlı
ilerliyoruz. Aile geleneğimiz ise yalan
söylememektir. Kim olursa olsun bi-
zim için biri yalan söylüyorsa her şey
biter. Babamdan öğrendiğim en iyi
şeylerden biri doğru, dürüst olmak
ve yalan söylememektir.
Nasıl bir aileniz var?
Aile olarak tamamen işin içindeyiz.
Kardeşim de mimar. Evlendikten
sonra ise de eşim dekorasyona olan
merakından dolayı artık ailenin en
zevklisidir. Et-inn’in tüm dekoras-
yonunu o yapmıştır. Hem de tüm
detaylarıyla. Özel bir daire yapacak-
sak mutlaka ona sorar, fikrini alırım.
Bazen kendi zevkimizi de katıyoruz
projelerimize, profesyonellerle çalış-
sak da. Kendisi Et-inn’in işletmecili-
ğini yapıyor. Her gün oradadır. Yeni
konseptleri titizlikle yapar. Maddi
olarak kazanç sağlayalım değil de
hobi olarak açtığımız bir yer Et-inn.
250 metrekarelik, country tarzda,
sobalı köşeler yapacağız mekâna.
Steak ağırlıklı, daha sessiz ve sakin
yetişkinlere özel bir yer olacak. Şehrin için-
de gizli bir bahçe gibi.
NG Kütahya Seramik’i işlerinizde nasıl
kullanıyorsunuz?
Tanışmam 7-8 yıl önce oldu. Ürünlerini çok
seviyorum. Denizli projesi için özel birkaç
tasarım yapmak istiyoruz birlikte, büyük
karolarla ilgili bir proje. Ürünlerini ıslak
alanlarda ve havuzlarda hâlihazırda kullanı-
yoruz. NG Sapanca, ürünlerin sergilenmesi
açısından çok önemli bir yer. Mağazada de-
ğil de ürünü yaşayan bir yerde, örneğin bir
spa alanında, bir duşta görmek çok daha
faydalı oluyor. Bazen fikir alıyoruz uygula-
malardan.
zor ve vakit alan bir iş.
Stresli ve kötü bir gün geçirdiğinizde
rahatlamak için bir yönteminiz var mı?
Eşimi arıyorum, geçiyor. Sinirlenince o sa-
kinleştirir beni ve kaldığım yerde günüme
devam ederim.
Sizce işini sevmekle işkolik olmak ara-
sında nasıl farklar var? Siz kendinizi
neresinde görüyorsunuz?
Ben işimi seviyorum ama babam işkolik.
Babam 7 gün 24 saat işiyle birlikte. Ben eve
gittiğimde televizyon seyreder ve dinlenirim
örneğin. Ama babam uykusundan uyanır
yine iş yapar, tatilde telefonla konuştuğu için
daha çok yorulur. Çünkü aklı burada kalıyor.
Bana göre aslında iş sevilmezse işkolik de
OCAK-ŞUBAT 2016
NG
53




