Kırmızı ruju,
varla yok arası mak-
yajı ve spor ayakkabılarıyla bizi olduğu-
muz odadan, sanat ve tasarıma dair nefis
kitaplarla dolu, boydan boya uzanan bir
kitaplığa bakan çalışma masasına doğru
götürmek için yanımıza geliyor. Sabahın
erken saatleri sayılır, en azından henüz öğ-
len olmamış ama o, tastamam bir enerji ve
neşe içinde. Sıkıcı olmayan ama neredeyse
akademik hatasız, usul usul, tane tane bir
konuşma biçimi ve ses tonu var. İnsana iyi
geliyor.
Ve kendini sahiden iyi hissediyor. Şöyle
düşünün: O işini, işi de onu çok seviyor.
İkiz oğulları Derin ve Doruk’tan çok şey
öğreniyor. Modayla ilgilenen ilgilenmeyen
herkes, Arzu Kaprol’ün ne yaptığını bili-
yor. Türk modasının en eski ve tanınan fi-
gürlerinden biri olduğunu söylersek yanlış
olmaz! Hiç yerinde saymıyor. Aksine, sü-
rekli yapılmayanı yapmanın, yeni bir şeyler
bulmanın peşinde. Hatırlayalım: Bugün
hala çok ilgisini çeken tekstil teknolojile-
rine dair yaptığı en önemli işlerden biri,
1995’te Türk Silahlı Kuvvetleri’nin forma-
larını tasarlamasıydı. Sonra F16 pilotlarını
giydirdi. Aynı yıl Formula 1’in ilk kez nano
teknoloji kullanılan giysilerini tasarladı.
1995’te Beymen Academia’dan aldığı ‘Yı-
lın Avant-Garde Tasarımcısı’ ödülünden
sonra 1997’de ilk defilesini yapan Kaprol,
o zamandan bu yana eksilmeyip çoğalarak
markasını ve kendini büyüttü. Şimdilerde
ise limon sarısı, ultraviyole mavi ve kırmızı-
nın, siyah ve beyaz tonlarıyla buluşturduğu
‘Fountain Of Life’ koleksiyonunda ‘Light
Painting’ teknolojisiyle yarattığı sezon de-
seni ile de renklerin gücünü yansıtıyor.
“Yaşam yeni kodlarla, sadeleşerek hızlanı-
yor. Formlar yalın, kumaşlar duyarlı, bizler
Modanın derin
sularında
Arzu Kaprol, çok hayal kuruyor,
az uyuyor, çok çalışıyor ve
yeni bir söz söylemenin peşinde
koşuyor. 2016 sonbahar-
kış sezonu için hazırladığı
koleksiyonda da yaptığı işte tam
olarak bu.
YAZI
Işık Cansu Canayak
MODA
YAŞAM
54
NG
OCAK-ŞUBAT 2016




